Bir kadının kocasına teşekkür mektubu . . .

2009-12-01 12:01:00
      Temiz olmadığında bile temiz kokan, yedisinde de yetmişinde de aynı gözlerle uyanan, dağınık ve karışık saçlarıyla yataktan bir türlü çıkamayan; evimin kapısını, bozuk lavabolarımı tamir edebilen ve kavanozlarımı açan; sürekli kol düğmelerini kaybedecek kadar dalgın olan, kulaklığı veya kalemiyle masasında gezinen sinek ve böcekleri öldüren; geçen yıllarla daha çok güçlü kadınları seven, diğer halının da salona yakışacağını düşünen adam...
      Sen, yolda yürürken benden  daha uzun görünürsün ve bunun pek farkında olmadığımı düşünürsün! Her şeyi kodlayan, karşılaştıran; buz hokeyi diskini gürültü ile yere vuran, akvaryumdaki balıklara yem atan; dolap satın alırken de, mutfağa girip sandviç yaparken de aynı özeni gösteren; çikolata satan çocuklara cömert davranan ve valiz  beklerken üç saat boyunca şikayet etmeyen; siparişlerimi alan, nabzım, saçmalığım olan adam...
       Beni duşta sabunlayan, küvetin içinde iyice ıslatan; çocuk, yetişkin, beyefendi, asker, profesör, mağara adamı; üzerine ismin baş harfleri işlenmiş bir havluyla banyoya girebilen komik adam...
       Çikolatasına tuz döken adam; üzüm bağına, itfaiyeye ve müzik kabini,ne yaptığımız gezinti için teşekkür ederim; kaleydoskop, gökyüzü, resimler ve gerçekler için teşekkür ederim. Beni park yerine, merdivenlerden yukarıya, acil servise taşıyan; kendi halinde yaşayan ve beni kendi halime bırakan sen, bil ki bunu unutmayacağım. Mesafeyi, köpeği veya yolunu kaybeden; büyücü, kulaklarımın dibinde şarkı söyleyen ve beni ölümden döndüren; bana bir şeyler anlatan, içimi titreten, zaman zaman yıkan, büyüten, tüketen, pek çok kez bana kalbimi geri veren; gerçek bir adam olarak nitelendirebileceğim tek erkek! Seni çok seviyorum; içimdeki kıvılcımları tutuşturarak kalbimi her zaman sıcak tutan, neşelenmemi ve mutlu bir insan olmamı sağlayan adam teşekkür ederim . . .

1855
0
0
Yorum Yaz